HSYK seçimleri sonuçlandı       Helikopter düştü: 4 şehit       Bölükbaşı: 'Tezkere naylon ve bir garabet'       Askerler sokaklarda..       ABD: Öncelikli hedefimiz Kobani değil!       'Savaş' tezkeresi Meclis’te       TSK’nın görüşü: Dolaylı mücadele       O komutana büyük onur       'Türkiye kara harekatına katılmamalı'       Teröristler 5 okul daha yaktı        
   
   
 
 
Başlıklar
AKP'den HSYK tehdidi: 'Kazanırlarsa gayrimeşru sayarız'
 
Erdoğan'ın BM konuşmasında salon boş kaldı
 
PYD bizi sınıra sürdü ‘Döneni vururuz’ dedi
  Taha Akgül dünya şampiyonu!
  12 Dev Adam Çeyrek Finalde!
  Kardemir Karabükspor tarihi kaçırdı!
  Trabzonspor Rusya’da tur atladı
  Arsenal 1-0 Beşiktaş

Kobani ateşi Türkiye'yi sardı: 14 ölü, çok sayıda yaralı
 
Benzinliği ve otobüsleri ateşe verdiler
 
Efkan Ala: 'Şiddet misliyle karşılık bulacaktır'
 
Altı ilde sokağa çıkma yasağı
 
    Prof. Dr. Kürşat Eser
07.02.2011 15:38:12
Milli İradenin İktidarı Olmak
CIA'nın yetiştirdiği ünlü ekonomistlerden John Perkins'in Takvim Gazetesine yaptığı şok açıklamada:

- Uzun yıllar Ortadoğu ve Afrika'da görev yaptım. Klasik tarzda çalıştık. Şirketlere göstermelik para verip ülkeye hakim olduk.

- Mısır'daki 10 büyük şirketin 9'unun ortağı Amerikalı. Otellerin ise tamamına yakını ABD'lilerin elinde.

- Benim Mısır'da görev yaptığım yıllarda ülkenin tüm petrol rezervleri

7 kız kardeş"e tahsis edildi. Bu durum bugün de geçerli.

- Ordudaki önemli generallerin çocukları ABD'nin en saygın okullarında eğitim gördü… Dolayısıyla, Mısır'da Amerikan tarzı benimsendi.

- Washington, Mübarek'e sonsuz destek verdi. Bu isyanın olacağını tahmin etmedi. Bence geç bile kalındı.

- Mübarek'ten sonraki dönem sancılı olacak. Ortada batık bir ülke var. Para, petrol ve şirketler Mısır'ın değil.

- Ortada bir gerçek var. O da Mısır halkının tamamına yakınının ABD'den nefret ettiğidir.

- BP, Shell, Mobil, Checron, Exxon, Gulf ve texaco "7 kız kardeş" olarak adlandırılıyor. Bu şirketlerden bazıları birbirleriyle ortaklık yaparak daha da büyüdü. Bu güçlü Amerikan ve İngiliz şirketleri, dünya petrolünün %70'ini kontrol ediyor. 04.02.2011 Takvim Gazetesi

08.01.2009 tarihli Milliyet gazetesinde "petrolün aslan payı batılı şirketlere" haberi yer almıştır. Irak'ta hazırlanan petrol yasa tasarısı BP, Exxon ve Shell gibi batılı dev şirketlere 30 yıl süreyle petrolü çıkarma ve ilk aşamada gelirin %75'ini alma hakkı veriyor. Bu tasarı daha sonra Irak parlamentosunda kabul edildi.

Şimdi gelelim kendi ülkemize son 8 yıllık iktidar dönemine

- petrol kanunu ile ilgili düzenlemeleri

- maden kanunu ile ilgili düzenlemeler

- yabancıya toprak satışı ile ilgili düzenlemeler

- özelleştirmeler ile ilgili düzenlemeler sonucu:

1 Türk Telekom Arap'lara,

2. Telsim İngiliz'lere,

3. Kuşadası limanı İsrailli'lere,

4. Araç muayene işi Alman'lara,

5. Avea Lüblan'lıya,

6. Petkim Ermeni'ye,

7. Finansbank Yunan'lıya,

8. Oyakbank Hollanda'lıya,

9. Denizbank Belçika'lıya,

10. Başak Sigorta Fransa'ya,

11. Eczacıbaşı İlaç Çek'lere,

12 TGRT (FOX) Amerikalı'ya,

13. Alışveriş yaptığımız marketlerin neredeyse tamamı yabancıların

14. Adlarını sayamadığımız onlarca firma ve kuruluşun ya tamamı ya da kısmen yabancınındır.

2003 yılı başına kadar hepsi yüzde 100'ü Türk sermayesine ait şirketlerdi.

Şimdi söyler misiniz bu ülkenin neyi bizim?

Bütün bu olanlar artık cambaza bak oyununun bayatladığını anlamamız gerektiğini ortaya koymaktadır.

Basitçe:

Wikileaks belgelerinin sızdırılmasının internette plansız programsız patlayan iletişim devrimi olmadığı ortaya çıkmıştır. Kendi ülkemiz için bu belgelere ihtiyaç duyulmadan kralın çıplak olduğu görülmelidir.

BOP' un: Amerika eski başkanı Bush'un ifadesi ile "İslam coğrafyasının demokratikleşmesi" si olmadığı da görülmelidir.

Sayın Başbakan'ın kendi ifadeleri ile BOP eşbaşkanı (NTV'deki röportajı) olduğu görülmelidir.

Türkiye'de her fırsatta "demokrasi", "milli irade" ve "değişim" sloganları ile ortaya çıkan Sayın Başbakan'ın Mısır konusunda 9 gün suskun kalması ve ardından geçen Pazar günü Obama'nın kendisini aramasından sonra Salı grup toplantısında Mısır lideri Mübarek'i diplomatik bir dille iktidarı terk etmeye davet etmesinin de oldukça anlamlı karşılandığı iyice bilinmelidir.

Bu vahim tabloya, ülkemizde kanayan bir yara haline gelen ayrılıkçı, bölücü terörü ilave edersek tablonun daha da vahimleştiği ortadır.

Milli iradeye dayanmayan iktidarlar Mısır'daki hüsranı mutlaka yaşayacaklardır.


Facebook'ta bizi takip edin..
Twitter'ta bizi takip edin..
Dünkü Manşetlerden..